- Anasayfa
- Hüseyin Ergül
“AKIL GÖZÜ”

Çıplak göz denilen göz; Görme organımız olan gözdür. Varlıkları, duyu organımız olan gözümüzle görürüz. Görme eyleminin nasıl olduğunu, koşullarını, kanunlarını, ilgili bilimler söyler. Fizik bilimi, Biyoloji bilimi gibi. Benzer biçimde çıplak kulak, işitme organımızdır. Sesleri, işitme organımız olan kulağımız, kulaklarımız aracılığı ile duyarız. Duyma olayının nasıl olduğunu, nasıl gerçekleştiğini, yine ilgili bilimler açıklar. Yasalarını, kanunlarını bulur. Varlıkların çeşitli kokularını algılamak için çıplak burunla, yani koku alma organımızı aracılığı ile yaparız. Koklama olayının yasalarını yine ilgili bilim dalları açıklar. Varlıkların, yiyecek ve içeceklerin tatları vardır. Doğaldır bu tatlar. Tatları algılamanın aracısı dilimizdir. Tatların nasıl algılandığını, çeşitlerini, nedenlerini, nasıl olduklarını ilgili bilimler bilir ve söyler. Birde dokunma duyumuz vardır ki nesnelerin sıcak, soğuk, taze, bayat, sert, yumuşak, tanecikli yapı, büyüklük, küçüklük gibi özellikleri dokunarak anlar ve hiç vakit kaybetmeden şak diye söyler. Oldu beş duyu ve bunları algılayan 5 doğal organ. Organı olmayan, fakat organların yaptıklarının bilincine varan altıncı duyu vardır. Adı bilinir ve söylenir. Altıncı his Bu altıncı hissin, organı olmadığı gibi, onu sembolleyen maddesel olmayan yapısı vardır. Adı VİCDANDIR. VİCDANSIZ bir insanın beş duyu organı normal çalışsa bile, onların yetersiz ve sınırlı oluşları ile ezilir gider. İnsanlıktan çıkar.
“Yeni bir fikrin örneğini aramak akıl tutulmasının örneği olur.” -EYBİYOLCU-
DÜNYA ZAMANI
HÜSEYİN ERGÜL
EYBİYOLCU




























































