Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

NEFRET DEVRİ! NEREYE KADAR?

Bu haber 161 kere okunmuş. 21/11/2020

Bilenler bilir;

Osmanlı’da 1402 ile

1413 arasında süren

kargaşalık dönemine,

“Fetret devri” denilir.

Sözcük anlamı Arapça.

Olması, sürmesi gereken

normal ve olağan gidişi,

yönetim kaynaklı olarak,

kesintiye uğraması demektir.

Yani  memlekette işlerin

hiç de olmaması gereken

şekilde tersine işlemesidir.

Osmanlı’da sultan Bayezid’in,

dört oğlu arasında sürüp giden

taht-iktidar kavgaları nedeniyle,

on bir yıl süren Fetret Devri’nin

sonunda Osmanlı birliği dağılır.

Ankara savaşı ile parça parça ve

bütün moralini de yitirmiş olan

Osmanlı, kendini toparlayıp da

birliğini yeniden sağlamakta

çok çok zorlanır.

Sonunda, ağır mı ağır maliyetiyle,

katliamlar ve de binlerce ölüyle,

dökülen nice kardeş kanları ile

11 yıl süren bu kargaşa içinde

dağılan birlik yeniden sağlanır.

İşte bu dönem Osmanlı’da,

uğursuz  “Fetret Devri”

diye anılır.

Artık modern zamanlardayız.

Cumhuriyet’in 97. Yılı’ndayız.

Taht ı iktidar kavgalarındayız.

Kardeşin kardeşle o iktidar

kavgaları içine yuvarlandığı,

birlikte yaşamanın zorlaştığı,

sanki o tarihin tekrarındayız.

O “Fetret Devri”nde saltanat,

Hanedan ve şehzadelik vardı;

taht kavgaları olağan sayılırdı.

Oysa bugün “Cumhuriyet” var.

Onlarca yıllık demokrasi deneyi,

kuralları ve de kurumları var.

Demokrasinin gelenekleri var.

Demokrasi denilen zamanlarda,

seçimle gelip seçimle gitme var.

Halk iradesine boyun eğme var.

Barış  içinde bir arada yaşama,

kendi  gibi olmayana saygı var.

Hoşgörü, kabullenme vs  vs var.

Demokrasi denilen zamanlarda;

temel haklar ve özgürlükler var.

Haklara saygı, hukuk üstünlüğü,

güçler  ayrılığı  ve  de  adalet  var.

Etnik, dinsel, mezhepsel ayrımcılık,

cins ayrımcılığı yok; eşitlikçilik var.

Dışlama, baskı, yok sayma yerine,

“kendini  ne sanırsan” başkayı da

öyle saymak ve kabul etmek var.

Çoğunlukçuluk değil çoğulculuk;

tek seslilik yerine çok seslilik var.

Tac yok, taht  yok, sultanlık yok;

halkın iradesi ve halkın gücünün

temsil yeri ve ifadesi demek olan

Türkiye Büyük Millet Meclisi var.

Gücün tek elde toplanması yok;

demokratik  güçler  ayrılığı var.

Düşünceleri  özgürce ifade etme,

halkın sesi  basın özgürlüğü var.

Mutlak iktidar yok; denetlenen,

hesap  verebilen iktidarlar var.

Ve “muhalefet etme hakkı” var.

Yurttaşların hak arama, protesto,

gösteri ve yürüyüş hakları var.

Demokrasi-demokratik yaşam,

ilkeleri ve de gerekleriyle var.

Evet, 1402-1413 arasında Osmanlı’da,

Anadolu’da taht ı iktidar kavgasında,

kardeş kanları döken o karmaşada

o uğursuz “Fetret Dönemi” var.

Bugün gelinen noktada nicedir,

üzerimizde ağır karabasan var.

Kardeşin kardeşe ateşi yoksa da;

korkularımızın en büyüğü olan,

ülkenin, milletin birliği bütünlüğü;

Türkiye Cumhuriyetinin istikbali,

istiklali, endişesi ve  korkusu  var.

Ardında kim yok, kim var; 

lakin en kötüsü de nicedir

memleketin dahilinde,

milletimizin içerisinde

ne yazık ki ve maalesef

bir “Nefret Devri” var.

Peki, böyle nereye kadar?

YAVUZ CEMİL YAVUZ

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

5 + 8 = ?