Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

Dalyan Yangınları

Bu haber 96 kere okunmuş. 04/05/2021

Değerli dostlar, güzel ilçemizde pek fazla yangın olmaz. Fakat, Edremit’te nadiren kara dumanlar gökyüzüne yükselirse eğer, aklımıza öncelikle Dalyan bölgesi veya eski çöplükler gelir. Ne yazık ki, yıllardır değişmez bu gerçek. Ancak son haftalarda,  Dalyan’da bu durumun sona erdirileceği söylemleri arttı. Şimdi gelin, neler olduğuna biraz daha yakından bakalım.

 Eski ve görkemli Dalyan’dan geriye kalan “bakiye araziler”, Edremit’te genelde yazın yanar. Bütün Körfez’den görülür dumanları. Ne hikmetse, her yaz yapılan Zeytinli Rock Festivali’nden önce mutlaka bir kere yanar. Yazın sivrisinek şikayetleri iyice artınca da yanar. Çocuklar ateşle oynayınca, kaçak avcılar o tarafa sapınca, sigara izmaritleri araç pencerelerinden fırlatılınca da yanar. Kısacası bu Dalyan arazileri, adeta yanmak için hiçbir fırsatı kaçırmazlar nedense. Aslında tamamı da sahipli, tapulu, imarlı ve ifrazlı arazilerdir. Sahipleri ise özel kişi, kurum veya Hazine’dir. Fakat asla bir koruma sistemi yoktur bu alanda. Zaten hiçbir zaman da olmamıştır. Etrafında bir çit, tel örgü yoktur. Bekçisi de yoktur. Boyu iki metreyi ulaşan sazlıklarla, zeminin sulak ve batak özelliğinin, doğal bir koruma yaratacağı düşünülmüştür her zaman. Fakat bunlar yetmez haliyle ve sık sık yanar Dalyan sazlıkları. Her mevsim yanar ama özellikle yazın daha fazla yanar. Ulaşım ve haberleşme hatlarını, yazlık konutları ve hatta Arıtma Tesisi’ni bile tehlikeye sokacak kadar çok yanar.

Sadece yangın da değil, kötü kokusu ve yoğun sivrisinek varlığı da şikayet konusudur Dalyan’ın. O nedenle de, başta yazlıkçılar olmak üzere, o bölgede yaşayanların bir bölümü, ısrarla bu duruma kesin çözüm bulunmasını ister. Edremit’in atanmış ve seçilmiş yöneticileri de, o arazileri doldurarak kurutma seçeneğinde ararlar çözümü. Öyle ya, eskiden Akçay’ın tamamı da böyle değil miydi, dolgu yapıla yapıla konutlaşmadı mı? “Buralara da aynısı neden yapılmasın?” diye düşünürler. Dalyan konusuna kalıcı çözüm yaklaşımında “klasik” tarz budur. Hatta Edremit Dalyan’ını son dönemde “mezbelelik” diye adlandırmaya da başladılar artık. “Bundan kurtulalım” söylemi arttı… Fakat elbette farklı düşünenler de var ilçemizde. İnsaf sahibi herkes bilir ki, bu sazlıklar milyonlarca başka canlının da son yaşam alanıdır. Sazlıkların yok edilmesi, onları ortadan kaldırmak anlamına da gelecektir. Yine aklı selim sahipleri bilirler ki, sıkışmış kum kayaçlardan oluşan bu zeminde bir miktar yeni konut daha yapmak, reel deprem tehdidi olan bu bölge için hiç de rasyonel değildir. Üstelik mevcut durumda Altınkum Mahallesi her sağanak yağışta su altında kalırken, drenaj sorunu olan bu alanda yeni dolgular yapılması mutlaka yeni sorunlara yol açacaktır. Ayrıca alt yapı yatırımları yetersiz olan ilçemizin bu şekilde yeni bir nüfus ilavesine tahammülü de yoktur.

Hal böyleyken, Dalyan’ın Edremit tarafında artık doğal arazi ve sazlık bırakmayacak şekilde bir takım önemli girişimler oluyor şimdi. Edremit Çayı’nın güney tarafında, sahil yolundan başlayıp Çıkrıkçı tarafına doğru derinlemesine uzanan 640 dönümlük bir arazi, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak belirlendi. Şimdi o arazide yoğun bir dolgu çalışması yapılıyor. Dolguda inşaat atığı, moloz, hafriyat, kalorifer atığı, plastik, park-bahçe budamaları ve hatta derelerin temizliğinden çıkartılan kirli balçıklar gibi hemen her şey kullanılıyor. Şu ana kadar yapılan bu dolgu çoktan 15-20 bin kamyona ulaştı. Sebebi belli aslında dolgunun. Burada yapılacak tesisler, derenin taşkın alanında kaldığı için ve her yağıştan sonra da buradaki sulak alanın adeta göle döneceği bilindiği için, bir dolgu çalışması yapılması, arazinin asfalt seviyesine kadar yükseltilmesi kaçınılmaz. Fakat diğer yandan, Dalyan’dan geriye kalan arazileri bu şekilde dolgu yapılarak sanki bıçakla keser gibi tam ortadan ikiye ayırmak da hiç doğru değil. Sahilden geçirilen yol için yapılan dolgudan sonra ETDİOSB dolgusu da Dalyan’ın sonunu getirecek. Başka yer bulunamaz mıydı? Elbette bulunurdu ama karar aşamasında ulaşım, sevkiyat gibi faktörler dikkate alındı ama çevresel değerlerin korunması nedense hiç düşünülmedi bile… Bununla da kalmıyor yok ediş maalesef. ETDİOSB arazisinden sonra, Burhaniye sınırına kadarki bölümde bulunan şahıs arazileri de satışa çıkarılmış bulunuyor. “Kim alır?” orayı demeyin. Son dönemde TL'nin değeri hızla azalınca, döviz birikimlerini Türkiye'de gayrimenkule çevirme fırsatı arayan gurbetçilere, Tele Satış yöntemiyle pazarlanıyor buradaki 620 dönümlük arazi. Almanya’da yoğun bir reklam kampanyası yapılıyor, TL ve Euro fiyatları ilan ediliyor 300 m2’lik arsaların. “Kime ne? Tapulu arsalarını satıyor adamlar”  denilebilir elbette. Fakat yanıltıcı ifadeler var reklamlarda. Mesela “Akçay şehir merkezine 750 metre”, “sahile ve deniz 300 metre” mesafede olduğu söyleniyor. “Büyükkent projesi” deniliyor. Üstelik kafa karıştıran bu reklam videosunda bir sanatçı, bir inanç adamı ve bir milletvekili de rol alıyorlar. Araziyi fiilen görmeden, Almanya’daki bir ofisten satın alacak olan gurbetçiler, yazın gelip de o sulak arazileri gördüğünde nasıl tepki verecekler acaba? O arazide kasık çizmesi giymeden dolaşmanın bile mümkün olmadığını görünce çok üzülecekler. Her neyse, sonuçta Dalyan’ın o kısmı da yazlık konut imali amacıyla satılmaya başlanmış bulunuyor. Yakında Dalyan’ın Burhaniye tarafında gördüklerimize benzer, suların ortasında kalmış evler dikilecek buraya da muhtemelen.

Bununla da kalmıyor gelişmeler. Edremit Çayı’nın kuzey tarafındaki Dalyan arazilerinden 380 dönümlük bir parçayı, Hazine geçen sene konut rezerv alanı olarak Balıkesir B. Belediyesi’ne devretmişti. Halen imar değişikliği ve arsaların satış izni hususu Belediye Meclisi İmar Komisyonu’nda görüşülüyor. Komisyon olumlu görüş sunar ve Meclis oylamasında da kabul edilirse, bu bölüm satılacak. Sonra, o tarafta 57 dönüm Zeytinli Arıtma Tesisi’nin yeri var. Onun etrafında 169 dönüm yine Hazine’ye ait sazlıklar var. Eğer büyük parça arazi satılırsa, bunların da sıraya girmesi kaçınılmaz olacak. Özetle dostlar, Dalyan’ın Edremit tarafındaki arazilerinin tamamı üzerinde sistemli bir betonlaşma baskısı bulunuyor şu anda. Haliyle, burası tamamen betonlaşırsa, artık Dalyan’da sazlık alan kalmayacağı için, sazlık yangını sorunu da kalmamış olacak! Bırakın Dalyan’ı, sazlık yangınları bile geçmişteki bir anı olarak kalacak. Söylenmek istenen sanırım işte budur… Fakat gelişmeler bu yönde olsa bile, bazı önemli kusurlar kalacak geriye. Örneğin Dalyan’dan geriye hiç bir şey kalmayacak, yeşilin ortasında yeşile, kuş sesine hasret kalacağız. Eğer kuvvetli bir deprem olursa gelecekte, yapılacak binaların tamamı sıvılaşma nedeniyle zemine gömülecek, mal ve can kayıpları olacak. Bu durumda, “aman Dalyan’dan geriye kalan arazilere bir Doğa Parkı yapılsa da, binalar dikilmese buraya” demek daha doğru değil mi? Hem böylece sazlıklar da mutlak koruma altına alınır ve yangın tehdidi o şekilde tümüyle ortadan kaldırılır. Betonlaştırmak yegane çözüm olabilir mi? “Dalyan’daki gelişmeler şaka mı?” demeyin dostlar, hepsi gerçek maalesef. Dalyan’ın Edremit bölümüne, nedense bazıları ya “bir bela”, ya da “arsa ve rant” gözüyle bakıyor. Şimdi de sazlık yangınlarını dile doladılar, sebep gösteriyorlar. Halbuki o yangınlar asla kader değil.

Eski çöp depolama alanlarındaki yangınlara da iki satır değinelim mi? Onlar devam edecek sanırım daha. Zira çöplüklerden hala metan gazı çıkıyor ve yangınlar da kaçınılmaz oluyor. Eminkuyu, Akçay ve Altınoluk eski çöp depolama alanlarının rehabilitasyonu konusunda ise hala söz var ama eylem yok maalesef. Bu iş her sene, başka bir bahara bırakılıyor ve çöplük yangınları da sürüyor.

KUBİLAY S. ÖZTÜRK

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 8 = ?