Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

“MISIR”

Bu haber 434 kere okunmuş. 07/09/2023

Şu köylü milleti ne kendi kıymetini bildi, ne ürettiğinin.

Bu yıl ilk defa gerçek mısır yiyorum.

Artık gerçekten çok zorlaştı gerçek ürüne ulaşmak.

Sağlıklı demiyorum, nasıl üretildiğini geçtim gerçek tohumdan üretilenden bahsediyorum.

Sırım gibi yeni doğmuş bebek boyunda mısırları 5 tanesi 100 TL organik doğal diye, bağıra bağıra,  yırtına yırtına satıyor.

Garibim köylü de dökmüş bir çuvalın üstüne çoğu güzel olsa bile, kimisini domuz, kimisini tavşan yemiş, kimisi kartlaşmış, kimisi dişini düzememiş yüzüne bakan yok.

Olmaz ki gerçek üretimde, doğal üretimde hiçbiri diğerinin aynı olmaz.

Doğada fabrikasyon yoktur.

Çünkü doğa bir bütündür etkenler vardır etkilenir, paylaşmak vardır bütün canlılar nasibini alır.

Mısırlar ne kadar dedim?

Bir durdu, almam zannetti heral.

Abla hepsini al 15 TL ver dedi.

Durur muyum?

Maydanozun 10 TL olduğu yerde nerden baksan 15 sömek var ve harbi yerli mısır.

Öyle ki bazen bulamadığım için hiç yemeden geçip gittikleri oluyor birçok ürünün.

Tamam doldur dedim.

Bazıları baya karttı ama doldurdum düdüklüye pişince nasıl güzel bir koku kapladı balkonu anlatamam.

Hemen önce çirkinlerini bir tabak doldurdum.

Offf nasıl hamur gibi tıpkı çocukluğumdaki mısırlar.

Her yıl en az on beş dönüm ekilirdi bizde.

Mısır zamanı annem toprağı az çukurlaştırır ki ateş kaçmasın.

(Nasıl sorumluluk sahibiymiş şu cahil Anadolu insanları.) taşları dizer çevresine, bizim emektar kara tencereyi vururdu mısır tarlasına.

Altını yakma görevi biz çocuklarındı.

Etraftan çaltı çürüğü dal budak toplar yakardık altını.

Kokmaya başladı mı yan tarlada orak biçen annemlere haber verirdik.

Bazen yakın siz altını daha pişmedi onlar diye geri çevirilerdi.

Annem geldi mi ocağı sarmala alır beklerdik...

Tencerenin ağzı açıldı mı sıra sıra, irili ufaklı, kuzu gibi yatan altın sarısı mısırlar nasıl heyecanlandırırdı bizi.

Çünkü biz ağzını açıp bakamayacak kadar küçüktük ya, kapağın ilk açılış hali hep gözümün önündedir hala.

Hemen sıcak sıcak mısır yaprağına saran yollanırdı.

Dalında kurudu mu günlerce mısır kırılır, soyulur, güzelleri tohumluk olarak bağlanıp çatı altlarına asılırdı.

Bazen de renkli çıkardı amannnn ne mutlu olur saklardık onu.

Soyulan darılar (bu arada mısır bizim köylünün diline hanım olunca girdi biz darı bilir darı derdik.)

Harman yerine serilir haftalarca kurutulurdu.

Kuruyanlar çuval içine konur ağzı bağlanır büyük kalın sopalarla dövülür sömeğinden ayrılırdı.

Kışın koyuna, kuzuya tavuğa yem.

Bazen bize çerez ve kaçamak olurdu.

Sömekler de yakılırdı.

Bazıları da yağ şişelerinin ağzına tıpa olurdu.

İşte böyleydi bizim mısırlar.

Öyle çiğnedikçe cırk cırk ses çıkarmaz gerçek mısır.

Isırınca taze hamur ısır gibi bir his verir.

O yediğiniz mısırın her hali konservesi, tazesi Eminönün de yiyip hava attığımız mısırlar hiçbiri gerçek değil.

Onlar hepsi tornadan çıkmış gibi hibrit tohum, gdolu mısırlar.

İşte ben buna şükrederim yerli tohum mısır bulmuş ve yiyebilmişim.

Ülkeyi hibrit, kısır, gdolu tohuma gark edip şükür bekleyenler ancak bedduamda yer alırlar.

Her bulduğunu yiyenler siz de masum değilsiniz.

Imsulã

FATMA AKER

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 5 = ?