Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

“IŞIK”

Bu haber 3596 kere okunmuş. 03/07/2023

Sabah erkenden kalkıyorum, hevesle hazırlanıp çıkıyorum. 2020/2021 Kış günleri Altınkum’da kordonda Yeşilim kafenin önündeyim. “Karınca Misali” çiçeği burnunda onu çevreme tanıtmak için canla başla elimden ne geliyorsa yapıyorum. Özenle kitaplarımı diziyor, kolonyamı, bitkisel çayımı masamın üzerine yerleştiriyor ve standımı okuyucularımla tanıştırmak üzere açıyorum. Covit günleri maskeler ağzımızda… Yaşlılarımızın ancak sabah saatlerinde çıktığı yasaklı, mesafeli günler… Güneş kışın soğuğunda içimizi ısıtıyor. Önümüz sahil denizin o masmavi ferahlığı gökyüzüyle buluşuyor. Sabah yürüyüşüne çıkanlar, tanıdıklar, dostlar… Kimine el sallıyorum uzaktan. Maskede olsa görürüm onların kalplerini… O masmavi sabahlarda aydınlık gönüllerle buluşmak, hal hatır sormak, tedirginlikle karışık itina göstererek kimsenin kimseye zarar vermek istemeden yapılan ayaküstü sohbetler… İnsanların, deniz gibi bazen durgun bazen dalgalı hallerini gözlemlemek bana haz veriyor.

Ne zaman sahilde olsam bir aralar merak saldığım sınav sorularının olduğu denemeler aklıma gelir, edebiyat sorusunun paragrafı dimağımda gezinir durur: “Adalılık biraz telaşsızlık, biraz boş vermişlik, biraz yavaşlılık gerektirir. Çünkü adalarda tüm yollar, önünde sonunda denize çıkar. Yolun sonunda mutlaka denize ulaşılacağının bilinmesi, insanı rahatlatır ve ona güven verir. Koşuşturmaya, gerginliğe gerek yoktur. Böyle bir umursamazlık ve rahatlık ise çağımızın hastalığı olan stresten uzak tutar insanı.”

Başka bir gün bu sefer hava, biraz sisli olsa da soğuk değil, ılıman. Sağlı sollu kordonda gidenler gelenler var. Her insanın kendine göre aurası vardır. (Aura, paranormal veya tinsel anlamda kullanılan bir terim olup, canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösterdiği iddia edilen elektromanyetik alana verilen addır. ) Dış görünüşümüz başkaları tarafından nasıl bir izlenim verdiyse auramız da insanların bizimle ilgili nasıl hissettikleri ile alakalıdır. Yaratılan her varlığın etrafına bir çeşit enerji yaydığı düşünülüyor. Bu enerji kişinin iç dünyasını yansıtan gözle görülmeyen fakat hissettiğimiz ışık olarak da yorumlanabilir. Işık dolu bir kişiyle karşılaşır karşılaşmaz o kişinin ışığıyla kendi karanlığımıza bir ampul yakmış oluruz. Kordonda yürüyüş yapanlardan sol taraftan beş kişi geliyor. Turistleri anımsatan görünümleriyle birlikte farklı enerjileri olduğunu hissediyorum. Gülümsüyorum, yaklaşıyorlar; tanışıyoruz. Dersine çalışmış küçük çocuklar gibi içim kıpır kıpır heyecanlı kitabımı anlatıyorum. Tanışma esnasında adlarını öğrendiğim Murat Bey ve eşi Eva Maria ben de derin etki bıraktılar. Sanki onların beyinlerinde ve kalbinde olanları biliyormuş, çok eskiden tanıyormuşum gibi garip bir yakınlık ve sevgi sarhoşluğu hissettim. Bakışlarından, duruşlarından saygı akıyor, Murat Bey ve Eva Maria’nın tasavvuf ehli insanları andırıyorlar. Dingin ve sakinliklerinin yanında son derece modern görünüşleri dikkatimi çekiyor. Kitabımı imzaladım sanki birbirimizi yıllardır tanırcasına sevgi dolu bakışlarımızla ayrıldık.

Eva-Maria ve Murat hocam her gün yürüyüşe çıkarlardı. Onları her gördüğümde nedense içimi bir sevgi kaplıyor, heyecanlanıyor; yeni âşık olan birinin sevgilisiyle buluşması gibi onları seyretmekten, onlarla konuşmaktan keyif alıyordum. İkisinin de kendine has ışıkları var. İkisini de uzaktan görsem bile seçebiliyorum. Uyumlu, sevecen, mistik ve aşk dolu bu çifti her gördüğümde içimde bir şeyler oluyor. Huzurla dolu insanlar vardır ya bir yere girdiklerinde enerjileri herkes tarafından hissedilir, o duygu kokusu yayılır etrafa. Onlarla karşılaştığımda ben de aynı bu huzurun kokusuna karışıyordum. İki masum güvercini anımsatıyorlar. Kimse beni zorlamıyordu ki o duyguları yaşamak için onları uzun zamandır da tanımıyordum, sadece içimden öyle geliyordu. Konuşurken iki elimi birbirine yaklaştırıp şükür ifadesiyle  “Çok güzelsiniz, aşk kokuyorsunuz.” diyordum. Evrende hepimiz birer birer enerjiyiz ve yansımayız. Titreşim, düşünceyle, duayla, niyetle kendini var eder. Eva- Maria ve Murat Hocam gibi bazılarımız sevgi frekansındadır. Sevgi frekansı yüksek titreşimdedir. Sevgi frekansında olanlar nerede bulunurlarsa daha düşük frekansta olanları içine alır ve onları etkilerler. Siz farkında olmadan o alana girersiniz. Bu durumu şöyle açıklayabilirim: Diyelim ki doğaya yürüyüşe çıktınız. Dağlar arasında yukarıdan aşağıya doğru akan bir şelalenin yanında durdunuz, seyrettiniz, oturdunuz. Trans haline geçersiniz. Dağlar, ormanlar, nehirler meditatif alanlardır. Kapatın gözlerinizi kendinizi o atmosfere bırakın; dağların sesine… O akışta şelaleden ayrı değilsinizdir. Çağlayan şelale siz olursunuz. Evrenin enerjisi sevginin frekansıdır. İşte bu dünyadaki gönül dostları da o enerjiyle dolup taşarlar. Işıklarıyla bizi şifâlandırırlar. Onlarla olduğunuzda kendinizi anlam veremediğiniz sihirli atmosferin içinde bulursunuz.

Tanıştığımızın ileri günlerinde Murat Hocam Eva Maria’yla birlikte kahveye davet ettiler. Giderken onlara yine içimden geldiği gibi eskitilmiş bir kağıda şiir çıktısı aldım rulo yaptım bir ferman gibi onlara sundum. Açtılar, teşekkür ettiler. Kendilerinden okumak için izin istedim.

“Bugüne kadar benimle aynı evde oturan

Can Dostumu görmezden gelmişim

dinimin olmadığı şu anda

O’nun dinine tabiyim

ve artık kalbim

bütün suretleri kabul eder oldu

ceylanlara otlak

rahiplere manastır

putlara tapınak

hacılara kâbe

Tevrât’ın levhaları

Kur’an’ın sayfaları

Âşk dinin yolundan gidiyorum şimdi ben

ne tarafa yönelirse aşk kervanı

Âşktır benim dinim ve imanım”

 

İbni Arabi/ aşk

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

10 + 7 = ?