Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Bu haber 817 kere okunmuş. 05/08/2020

 

ŞU “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ”

NEYİN NESİ?

 

 

“İstanbul Sözleşmesi” en kısacası,

kadını şiddetten koruma “anayasası.”

11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldı.

1 Ağustos 2014’te yürürlüğü resmen başladı.

Türkiye, ilk imzalayanların başındaydı.

 

2011’de, mevcut iktidarın ev sahipliğinde,

İstanbul’da gerçekleştirilen bu sözleşmenin

tam adı “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev- Aile İçi

Şiddet Ve Bunlarla Mücadele İçin Avrupa

Konseyi Sözleşmesi.”dir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti için hukuki

bağlayıcılığı bulunan, uluslararası belgedir.

Yer, İstanbul olduğundan bu ad ile de anılır.

 

Bu sözleşmeye dayanarak da Türkiye hemen,

“Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin

Önlenmesine Dair ” yasayı çıkarır.

Türkiye Cumhuriyeti için hukuki bağlayıcıdır.

Bu sözleşme ile her türlü şiddete karşı kadına

güvence hakkı kazanılır.

 

İstanbul Sözleşmesi’nin resmi amacı:

-Kadınları her türlü şiddetten korumak,

-Kadına yönelik her türlü şiddetle ve aile içi

veya ev içi şiddetle mücadele etmek,

-Kadına yönelik şiddeti önlemek, kovuşturmak;

-Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan

kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları

güçlendirerek, gerçek anlamda kadın erkek

eşitliğini teşvik etmek,

-Şiddet mağdurlarını korumak ve desteklemek,

-Şiddetle mücadelede tüm kurum ve kuruluşlar

arasında işbirliğini sağlamak amacıyla

koordinasyonu sağlamaktır.

 

İstanbul Sözleşmesi ile kadına yönelik şiddet,

hem insan hakkı ihlalidir, hem ayrımcılıktır.

Sözleşme, toplum tarafından üretilen rollerin,

“toplumsal cinsiyet” anlayışını yarattığını ve

bu rollerin kadınlara ve erkeklere toplumda,

“toplumsal roller” biçtiğini kabul etmektedir.

Toplum tarafından üretilen bu türlü rollerin,

kadına şiddette payı olduğu vurgulanıyor.

Bu nedenle de “kadınlara karşı toplumsal

cinsiyete dayalı şiddet” tanımı yapılıyor.

“Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet”

kadınlara sırf kadın olmasından dolayı

uygulanan ve kadınları orantısız biçimde

etkileyen şiddet olarak belirtiliyor.

 

“İstanbul Sözleşmesi”nde, kadınlar ve

erkekler arasında sağlanacak eşitliğin,

kadına karşı şiddetin önlenmesinde,

temel bir unsur olduğu ifade ediliyor.

 

Kadına yönelik şiddetin, tarihten gelen ve

eşit olmayan güç ilişkisinin bir ürünü olduğu,

bu yüzden “toplumsal cinsiyete” dayandığı

belirtiliyor.

 

Sözleşmede, erkeklerin de toplumsal cinsiyete

dayalı yüklenen roller türlü yüzünden şiddetin

şiddetin mağduru olabileceği kabul edilirken,

kadınların ve kız çocuklarının bu şiddet riskiyle

daha büyük oranda karşılaştıkları vurgulanıyor.

 

İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddeti

sadece evde ve ailede değil, ev ve aile dışında

gerçekleşen şiddeti de içine alıyor.

Yani sözleşme, kadına yönelik korumayı,

dışarıda, kamusal alan da da geçerli sayıyor.

 

İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik yalnızca

Bedensel veya cinsel şiddetin değil; psikolojik

şiddet, ısrarlı ve cinsel tacizin de cezai suçlar

olarak değerlendiriyor.

Bunun için gerekli her türlü önlemin devlet

tarafından alınmasını öngörüyor.

Ayrıca zorla evlendirme, zorla kürtaj, zorla

kısırlaştırma gibi kasten eylemlerin ve eylem

girişimlerinin de cezalandırılması için yasal ve

başka önlemler alınmasını da öngörüyor.

 

Sözleşme “Sosyal, kültürel, dinsel, geleneksel

olan hiçbir davranışın, kadına şiddete gerekçe

olarak gösterilemez.” diyor.

Sözleşme, kadına şiddete ilişkin ”uyuşturma”

“ara bulma” gibi yolları kesin yasaklıyor.

 

Demek ki neymiş?

“İstanbul Sözleşmesi” demek;

“Kadına Yönelik Şiddet ve Ev- Aile İçi

Şiddet ve Bunlarla Mücadele İçin Avrupa

Konseyi Sözleşmesi”ymiş.

Çok önemli, çok değerli ve vazgeçilemezmiş.

 

YAVUZ C. YAVUZ

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

8 + 1 = ?