Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

KENTSEL DÖNÜŞÜM

Bu haber 532 kere okunmuş. 17/11/2020

Değerli dostlar, İzmir’deki depremin üzerinden sadece iki hafta geçti. Acılar henüz unutulmadı. Fakat daha önce yaşandığı şekilde, bu sefer de gündem değişmeye ve deprem daha az anılır olmaya başladı bile. Elbette zaman, yaşanan bireysel acıların ilacı olacak.  Ölenlere son görevler yerine getirilecek, kalanlar yaralarını sarıp yaşama yeniden sarılacak, acılar unutulmasa bile azalacak ve hayatın günlük koşuşturması yeniden teslim alacak insanları. Ancak, unutmamamız gereken bir husus var: ülkemizde deprem tehdidi devam ediyor ve yeni acılar yaşamamak için, buna karşı hızla hazırlanmak gerekiyor. Hazırlık yapılması gereken kentler de bir hayli fazla ne yazık ki. Bilim insanları, Balıkesir dahil 18 ilimizde ve Edremit dahil 81 ilçemizde, kent merkezlerinden deprem üretme potansiyeli yüksek olan aktif fayların geçtiğini belirtiyorlar. Yerleşim yerlerimiz bu faylar üzerine oturuyorsa, depreme karşı yapılacak hazırlıkların önemi ve büyüklüğü de kendiliğinde ortaya çıkıyor. Peki, örneğin kendi yaşam alanımızda, Edremit’te yapılması gereken hazırlıklar açısından ne durumdayız? Şimdi isterseniz bu hususa biraz daha yakından bakalım ve konuyu bu örnek üzerinden açalım.

2014 yılından sonra Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nce kentsel gelişimin güvenli olması açısından Balıkesir İmar Planına esas mikro bölgeleme etütleri yaptırdığını biliyoruz. Ancak bunların sonucunda, mevcut diri fay hatları, halen kullanılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli kent planlarına işlenmediği için, kamuoyunun ve şehri yöneten kadroların durumu tam olarak kavramaları mümkün olamamaktadır. Bu durumda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 19.06.2012 tarihli yazısıyla 81 il Valiliği ve Belediyelerine vermiş olduğu talimat uyarınca Kentsel Dönüşüm çalışmalarına başlama startının, yaşam alanımızda uygulamaya alınması için gereken ön çalışmalar yeterli olamamaktadır.

Peki nasıl bir hazırlık yapılmalı ve amacı ne olmalı? Elbette bir kentsel dönüşüm gerçekleştirilmesi ve bunun amacının da depreme hazırlık olması gerekiyor. Bu amaçla öncelikle neler yapılacağına dair bir plan oluşturulması şart. Amaca uygun ve mutlaka tüm tarafların görüşünün alındığı bir stratejik plan olmalı. Plan hazırlığında belirlenmesi gereken temel konulardan ilki zeminin yapısı haliyle. Edremit’te zemin yapısı çok değişken. Güvenilir sağlam kaya zemin % 8 oranında. Önlem alınabilecek ve stabil zeminlerin oranı ise % 10. Oysa depremde sıvılaşma tehlikesi olan alanların oranı % 25. Su kapsayan çakıl, kum, mil, kil ve çamur yığınlarından oluşan bir zemine sismik kuvvet etki ettiğinde, kum tanecikleri arasındaki denge bozularak kumla birlikte su yarıklardan yüzeye çıkmakta, zeminin bir sıvı gibi davranmasına yol açmaktadır. Böyle bir zemin üzerindeki binalarda, haliyle hasarlar ve yana yatmalar olmaktadır. İşte bu olaya “sıvılaşma” ya da “zemin yenilmesi” denilmekte. Özellikle Akçay, Zeytinli ve Altınkum gibi mahallelerde, depremde sıvılaşma tehlikesi büyük. Diğer yandan, depremde binaların oturma yapması beklenen alanlar ise kentimizde % 51 oranında. Bu büyük bir oran ne yazık ki. Zeminin % 6’sı ise yüksek yer altı suyu seviyesi ve deniz suyu girişi olan sorunlu alanlar. Akifer denilen yer altındaki bu kapalı boşluklar, yağış sistemiyle oluşan sularla dolu ve küresel ısınma nedeniyle yağış rejimi değiştikçe bu kapalı alanları deniz suyu basıyor. Zemin açısından değişen bir şey yok haliyle ama tatlı ya da tuzlu suyla dolu bu boşlukların üzerinde de binalar bulunuyor. Özetle, Edremit’te zemin açısından sorunlu arazilerin kullanım planları ve bütün bu riskli alanların mutlaka belirlenmesi zorunlu.

İkinci konu ise, kentimizdeki tüm bina stokunun denetlenmesi ve risk teşkil eden binaların tespit edilmesidir. Bunu elbette bina sahibi gerçek veya tüzel kişiler yaptırabilirler. Ancak zemini zaten sorunlu bir yerleşim olan Edremit’te, bu konuyu bina bazında ele almak yerine, bütün olarak bakmak uygun olacaktır. Zira belirli dönemlerde ve o döneme ait yapı teknikleriyle imal edilen, özellikle de 1999 öncesi inşa edilmiş olan ve yapı denetimi ile bina standardı kurallarına uymayan mevcut stokun, birbirinden çok farklı olduğunu düşünmek zor. O nedenle, bina stokunun denetimini vatandaşın inisiyatifine bırakmadan, alan bazında ve topluca yapmak gerektiği açık. Bu işi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan beklemek de gerekmiyor. Yerel yönetimlerin, bu açıdan yetkilerini kullanmaları daha önemli. Zira kentin bina stokuna hakimler. Ayrıca riskli binaların bulunduğu alanlara Kentsel Dönüşüm uygulanması konusunda yasal yetkisi de var belediyelerin. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73. Maddesi, belediyelerin de Kentsel Dönüşüm yapmalarına imkan vermekte. Bu anlamda, acil risk taşıyan alanlarda ve büyük şehirlerde Bakanlık inisiyatif almakta, küçük kentlerde ise bu hususta belediyeler yetki kullanmaktadır. Özellikle belirtmek gerekir ki, böyle yaşamsal bir konuda Büyükşehir veya ilçe belediyesi ayrımı yapmanın, bu zorunlu dönüşümün şunun ya da bunun görevi olacağını konuşmanın anlamı zaman kaybetmek, sorumluluktan kaçmak olacaktır.

Kestirmeden söylemek gerekirse, deprem tehdidine hazırlıklı olmak gibi önemli bir konuda inisiyatif alması gereken elbette Edremit Belediyesi’dir. Belediye Meclisi konuyu görüşerek, kentimizdeki riskli alan ve riskli yapı çalışmalarını başlatmalıdır. Daha sonra yapılacak işler ise 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’da belirlenmiştir. Özetle, Edremit için depreme hazırlık amaçlı kentsel dönüşüm kaçınılmazdır ve geçirilecek zaman da yoktur.

Peki kentsel dönüşümde esas alınacak hususlar neler olmalı? Türkiye’deki uygulamalara bakarak öncelikle söylenmesi gereken, kentsel dönüşümün ranta dayanmaması, toplumsal yararın esas alınmasıdır. Bütünlüklü bir uygulama yapılması önemlidir. Yerinde dönüşüm de önemlidir elbette. Vatandaşı alıştığı yaşam alanından uzaklaştırmamak gerek. Daha fazla kat vererek müteahhitlere rant yaratmak yerine, kent dokusunu bozmayacak, ulaşım ve alt yapıya kalıcı çözümler getirecek, sosyal ihtiyaçları ve yeşili koruyacak, kentin kültürel değerlerini muhafaza edecek bir kentsel dönüşüm yapmak gerek. Edremit’te dönüşüm için yeni alan açmaya da ihtiyaç yok aslında. Daha fazla zeytin ağacı kesmeden, tarım alanlarını bozmadan, kentin şimdilerde kullanımdan düşmüş eski yerleşim alanlarını dönüştürmek mümkün. Bu dar veya çıkmaz sokaklı, bir veya iki katlı çok eski binalarla dolu, alt yapısı yetersiz, parkı ve yeşil alanı olmayan kent bölümlerini yeni baştan ele alıp, tamamını hamur ederek yeniden şekillendirmek mümkün. Sokak veya blok bazında değil, mahalle veya kent bölümü bazında dönüşümü sağlamak mümkün. Böylece doğaya zarar vermeden, kentsel yenilenmeyi gerçekleştirmek eski kentsel alanlarını da, riskli binalarla dolu sahilleri de depreme dayanıklı hale getirmek mümkün.

Edremit için şimdi yapılması gereken bu. Yerel yönetim, bu önemli ve tarihi görevi gündemine almalı.

KUBİLAY S. ÖZTÜRK

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 6 = ?