Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

“AİLEDE BİZ OLABİLMEK”

Bu haber 230 kere okunmuş. 20/06/2022

 

Çiftler, birlikte yaşam mücadelesini verip sonuçlarını göğüsleyebiliyorlarsa yuvalarında huzuru ve mutluluğu yakalayabilirler. İster kadın olsun, ister erkek olsun evlilik öncesinde bireyler sadece kendileri için yaşarken, evlilik ile birlikte yeni küçük bir dünya kurarlar kendilerine. Artık kadın da erkek de çalışmakta, evin yükünü maddi manevi birlikte sırtlanmaktadırlar. Hayat arkadaşı olarak birbirlerine destek vererek bütünleşirler. Bu birliktelikte eşlerin güzel sözler duymaya, motive edilmeye, sevmeye, sevilmeye ve saygıya ihtiyaçları vardır.

Evlilik durumu, artık “ben” değil “biz” olma durumu ile yaşamayı gerektirir. Hele bir de çocuklar oldu mu tam bir takım halidir. “Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” deriz ya işte onun gibi. Ekiptir aynı zamanda aile. Yaşamın zorlukları aynı zamanda güçlü olabilmemiz için fırsatları da barındırır içinde. Üstesinden geldiğimiz her sınav bizi diğerlerine hazırlar. Büyüdüğümüz aile, yetiştiğimiz çevre kişiliğimizin oluşmasında önemli bir rol oynar. Her iş ekip halinde yapıldığında, sorumluluklar paylaşıldığında kolaylaşır. Bireysel olarak ulaşamayacağımız hedeflere varmanın tek yolu iyi bir ekip çalışmasıdır. Ekip üyeleri birbirlerini teşvik edebilmeli, ilham vermeli, güçlendirmeli dışarıdaki hayata hazırlıklı olmalıdırlar.  Hedefte ortak noktada buluşmalılar ki, ailedeki birliği ve biz duygusunu yaşadıklarını görebilsinler.

Evin dışında sosyal ilişkiler, okul, iş hayatı derken bir çok insanla iletişim halindeyken bir yandan da yaşam başarı grafiğimiz bizi takip ediyor. Ekonomik, ruhsal açıdan dengeyi yakalamaya çalışıyoruz. Bu oranda da mutlu oluyoruz, tatmin olduğumuz kadar tabiki…

Her insan inişli çıkışlı zamanlar yaşar. Her zaman başarılı her zaman neşeli, her zaman enerjimiz yüksek olmayabilir. Normal olanı da budur zaten.Bazen hastalıkta bazen kayıplarda maddi manevi sorunlarla her an karşı karşıya yaşıyoruz. Ailemizdeki birinin gücünü kaybettiğinde, demoralize olduğunda önemli olan yanında olmak, sevgi diliyle konuşmak en önemlisi de birlikte olduğunuz duygusunu vermektir. Zorluklar kendini güvende ve korunduğunu hissettiğin bir ortamda çok çabuk aşılır. Kendini çaresiz, yapayalnız kaldığın duruma göre süratle toparlanmana sebep olur, yanındakiler; eşin, kardeşlerin… Böyle zamanlarda “Evet bugün problemler var ama sen bunu atlatırsın, bu da geçer, en iyisini yapacağına inanıyorum, yalnız değilsin ki bir çözüm buluruz” gibi telkinlerde bulunmak çok işe yarar; birlik olma duygusu.

Sadece güçlükler karşısında değil doğum, mezuniyet, ödül, yükselme, kutlama gibi sevindirici, hayatımızın dönüm noktalarında aile üyelerinin yanında olması yine bizi yüreklendiren, onurlandıran aynı zamanda da güçlendiren bir durum. Demek ki, iyi günde de kötü günde de “bir” olabilmek bütün mesele. Kötü günler yaşıyoruz diye evliliğimize zarar vermeyelim. Birbirimize karşı geleceğe yönelik ilişkilerimizi incitici davranışlarda bulunmayalım ki, gelecekteki güzel günleri paylaşmaya yüzümüz olsun. Eninde sonunda o kötü günler de bitecek gelip geçecektir.

Evlilik üzerine Halil Cibran şöyle diyor:

“Siz birliktelik için doğmuşsunuz. Ölüm meleğinin beyaz kanatları sizi ayırana kadar ayrılmayacaksınız. Allah'ın sessiz tanıklığında bile beraber olacaksınız; ama birlikteliğinizde mesafeler bırakın; bırakın ki, cennetin rüzgârları aranızda dans edebilsin... Birbirinizi sevin ama aşk tutsaklığı istemeyin; bırakın aşk, ruhunuzun kıyılarına vuran dalgalar gibi olsun... Birbirinizin bardağını doldurun ama aynı bardaktan içmeyin; ekmeğinizden verin birbirinize; ama aynı somundan ısırmayın... Birlikte şarkı söyleyin; lakin birbirinizi yalnız bırakmayı da bilin, sazın telleri de yalnızdır ve armoni içinde aynı melodiyi seslendirir... Birbirinize kalbinizi verin; ama karşılıklı kilitleyip saklamak için değil! Sadece hayatın eli o kalbi saklar! Birlikte durun; ama yapışmayın, tapınakların sütunları da bitişik değildir! Ve unutmayın, meşe ile çınar birbirlerinin gölgesinde büyümezler.”

Halil Cibran’ın bu sözlerini ailemizdeki tüm bireylerle uygulamak mümkün.

“En büyük zenginlik birlik olan bir ailedir.”

AYŞEGÜL AKAY

YAZAR

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 5 = ?