Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

“ZEYTİN AĞACI ATAMIZDAN KALAN BEREKETİMİZ...”

Bu haber 114 kere okunmuş. 11/06/2024

“ZEYTİN CAN SAĞLIĞIMIZ...”

Aşağıdaki çok önemli yazıyı Kıymetli arkadaşım, Selim Sarısoy beyefendiden aldım. Kendisine teşekkürler ediyorum. Yazının Kaynak Kişisi: Adnan KARAKAYA.

KEŞAN HALKIN SESİ GAZETESİ / 2020 yılında yayınlanmış.

Yerel gazetecilikte dayanışmanın daha da artması dileğiyle...

Türkiye Zeytin Cenneti Ama Neden Yaygınlaştırılmaz?

“DELİCE”

Adnan KARAKAYA

Hep merak eder dururum. Edirne İlçelerinde, sahil boyunda, SarozKörfezinde neden zeytinlikler yok diye. Her yer çam ağacı! İlaç için bile bir zeytin ağacı yok. (Bugünlerde bazı meraklı yurtseverler çeşitli bölgelerde zeytin ağacı dikmeye başladı. Hatta bir yatırımcımız Yeniköy mahallesinde epey zeytin ağacı dikeceğini de duydum.) Hemen komşu ülke Yunanistan’da Enez ilçesi bitimi olan yerleşim bölgelerinde başlayan zeytinlikleri neredeyse Selanik’e kadar görebilirsiniz.

Peki Edirne’ye komşu olan Çanakkale ve Yunanistan’da olan zeytinlikler neden bizim bu bölgemizde yok.Tesadüfen bir araştırmacımızın bir yazısını gördüm ve sizinle paylaşmayı uygun gördüm.

Hadi birlikte “Delice” ağaçlarının neden sökülüp satıldığını, “Delice” ağacının neye yaradığını okuyalım…

“1951-1952 yıllarında İspanya Hükümeti, Türkiye’den çok yüksek miktarda odun kömürü satın almak istiyor.

O güne kadar İspanya’ya yapılan ihracat kalemleri arasında yer almayan bu talebin bir de özel şartı vardı:

Kömürler İskenderun’dan Saroz Körfezi’ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen “delice” ağacından elde edilmesi isteniyordu!

İstek dönemin Hükümeti tarafından yüksek getirisinden sevinçle karşılanıyor, ülkemizde bol miktarda bulunan delice kömürü ihraç edilmeye başlanıyordu.

Görgü tanıklarının anlattıklarına göre, limanların üzeri gemi yüklemeleri sebebiyle kara bir bulut ile kaplanıyor göz gözü görmüyordu!

O yıllarda Ankara’da görev yapan ABD Ticaret Ataşesi, dönemin Dışişleri Bakanı’na ihraç edilen kömürün İspanya tarafından nasıl değerlendirildiği ya da nerelerde kullanıldığını araştırıp araştırmadıklarını soruyor.

Aldığı cevap, getirisinin önemli olduğu, nerede kullanıldığının Türkiye’yi ilgilendirmediği şeklinde oluyor. Bunun üzerine ataşe konuyu kendisi araştırıyor ve otoyollarda dolgu malzemesi olarak kullanıldığı bilgisine ulaşıyor. Bununla yetinmeyip ABD’de tanıdığı mühendislerden bilgi alıyor ve otoyolda kömür dolgunun bir yararı olmadığını öğreniyor.

Öğrendiklerini Bakan’a iletiyor, Türkiye’nin rahatsız olmadığını, gelirden dolayı memnun olduklarını söylüyor, konu kapanıyor…

“Delice ağacının zeytin aşılamak için en uygun ağaç olduğunu bilenler Türkiye’ye oyun oynamışlardı.”

Sonuç olarak İspanya dünyanın en büyük zeytinyağı ihracatçısıdır ve ne tesadüf ki aynı yıllarda Türkiye margarinle tanışmıştır…

NOT: Aşılanmamış zeytin ağacına “delice” denir.

Marshall yardımlarıyla Ege ve Akdeniz bölgemizdeki milyonlarca zeytin ağacımız kökünden sökülerek gemilerle Avrupa'ya götürüldü.

ABD bize bu ağaçların yerine milyonlarca kavak ve çam(çıra) fidanı verdi.

Kavak ağacı memlekette alerjik hastalıklar başlattı.

Çam ağacı ise bildiğimiz yağlı çıra idi. Dağlarımıza ovalarımıza her yere diktik.

Oksijenden başka hiçbir işe yaramayan bu ağaç, ülkemizin dağına bayırına dikilen saatli bomba oldular.

Bu ağaçlar yandığı zaman kozalakları patlayarak yanar halde 200 metre uzağa fırlamakta oradaki çam ağaçlarını da tutuşturmaktadır.

Bugüne kadar kimi gördüysem yetkili yetkisiz herkese anlattım.

“ABD’liler bizim ormanlarımızı çam (ÇIRA) ağaçlarıyla dolduruyor, bir kibrit çakmasıyla 100 savaş uçağının verdiği zararı veriyorlar.

Şimdi soruyorum size devletimiz bu çam ağaçlarının yerine zeytin, ceviz, badem, incir, sakız ağacı dikse hem bu ağaçlar kolay kolay yanmaz hem de köylümüze bir gelir olur.

Hala çam dikiyoruz bıkıp usanmadan.”

Sevgili okurlarım; bende yazıyı okuduğumda sizin gibi hayrete düştüm. Üç-beş kuruş kazanacağız diye araştırmadan kestiğimiz delice ağaçları sayesinde margarin ile tanıştık. Oysa bu bölgemizde toprağa ne eksek Allah bize fazlasıyla veriyordu. Hatalar yapılmasa yerli tohumdan ithal tohuma, delice ağacından çam’a, Zeytinyağdan margarine geçermiydik hiç…

Tebessüm yüzünüzde, sevgi yüreğinizde, sevdikleriniz hep yanınızda olsun. Her ne işiniz varsa olumlu şekilde sonuçlanması dileğimle…

GÜNÜN SÖZÜ: "İyimser insan, her felakette bir fırsat, kötümser insan da her fırsatta felaket görür."

(Çin Atasözü )

Kaynak Kişi: Adnan KARAKAYA.

KEŞAN HALKIN SESİ GAZETESİ

2 Mayıs 2020”

İYİ ÇARŞAMBALAR

FATMA ZEHRA KÖSELEY

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 10 = ?