Yazarlar
Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

NEŞELİ SOHBETLER

Bu haber 140 kere okunmuş. 29.11.2019 Cuma 11:30

KIRILGAN SANATIN ADRESİ...

YUMURTA KABUĞU OYMA ZANAATKARI - SANATÇISI HAMİT HAYRAN

Olay sadece bakmak ise dünyada 8 milyar insan bakıyor ve milyonlarca obje, tuval, kamera bakanlara hizmet veriyor ise salt bakmayı değil gönül gözüyle görmeyi öğrenmiş. Ankara-Gölbaşında ağaç işleri-ahşap oymacılığı ile uğraşan zanaatkar babaya yardım ederken (ailece paylaşımda) el becerileri gelişmiş. Balçık çamurundan çamurundan heykel yapmayı, kimseden kurs almadan resim yapmayı, coşkuları ile şiir yazmayı denemiş. İnsana, doğaya, canlıya insanca coşkularla bakabilmek... Sadece bakmayı değil görmeyi öğrenebilmek; İşteee o herkese nasip olmayacak bir şey. Bunun için çook acılar çekmiş, çok sabretmiş. Sebatla direnmiş. Nasıl mı? 1988 yılında su tesisatı döşerken elindeki demire akım geliyor. 34 bin volt ana hat elektriğe - yüksek gerilime çarpılıyor. Zor hastanene yılları... Ameliyatlar... Ölüm-kalım savaşı... 1990 yılında yılında ortopedik engelli olarak yaşam mücadelesine 34 yaşında başlamış. Kaymakamlık örgü makinesi hediye etmiş kazadan sonra. Hamit bey kazak örmüş, eşi Fatma hanım dikip birleştirip satmışlar iki kız çocuklarının rızkını kazanabilmek için. Sonra babasının atölyesinde öğrendiği ağaç işleri - ahşap oymacılığı derken Naht sanatı ile tanışma-kaynaşma. Bu arada kara kalem ve yağlıboya resim çalışmaları. Yaşama derinlemesine, balıklama dalıp, dibe vurup tekrar yüzeye çıkma mücadelesi verirseniz; Bakmakla görmek arasındaki farkı algılar giderek yavaş yavaş-tabiki de maddi-manevi, fiziksel-ruhsal bedeller ödeyip sıkıntılarda çekerek sabırlı sebatın sonunda mutlu yaşam başlamış, 1990 da tanıştığı yumurta kabuğu oyma sanatında ilerlemiş ve 1992 yılından itibaren Gölbaş’ı halk eğitim merkezinde el sanatları eğitmenliğine başlamış. Bu sonsuz yolculuğa çıkınca da mesafe kat ettikçe her yerde “ay bunun resminde yapayımla bunu da yumurtada oyayım” derken kendini ”YETENEK SİZSİNİZ” TV yarışmasında (2013) Türkiye’de yumurta kabuğu oyma sanatını ilk başlatıp, geliştiren ve de görsel - yazılı basın la tanıştıran kişe olarak buluvermiş kendisini. Eee pek tabi sonuç olarak da TV Programlarında konuk alınarak Yumurta kabuğu oyma sanatını uygulamalı sunumlar yaptırılmış ve dahi yazılı-renkli basında, dergilerde bu konuda haberleri yayınlanır olmuş. Sadece yurt içinde mi? Tabi ki hayır? Avrupa ve Asya görsel yazılı basınında da Yumurta sanatından örnek eserleri ile haberleri yayınlanır olmuş. Röportajı bir çay içimlik nefeslenip ara veriyorum ve “Yumurta kabuğu oyma sanatı nadri ?” diye soruyorum. Yumurta kabuğu üzerine çizilen desenlerin elmas uçlu yüksek devirli hassas bir delici alet delinmesi ile ortaya çıkan bir sanat çalışması olduğunu öğreniyorum. Hint bülbülünden muhabbet kuşu, güvercin, tavuk, ördek, kaz veya deva kuşu yumurtası olsun böyle çok kırılgan malzemede kesmek, oymak bir delik açmak için bir hayli sabırlı olunmalı. Hassasiyetle bir eseri üretirken beynini, yüreğini ve gözünü yumurtanın merkezine dikip odaklanıyorsun. Nerden mi biliyorum? Yapmayı denedim bir hafta boyunca döktüğüm terlerden. Zor zanaat vesselam. Hamit beyin her kese diyoloğu çok iyi. Çocuklar arası çok içten ve samimi. Miniklerinde gözlerimi kara, Çok mu cesurlar anlayamadım, bende yaparım deneyeceğim diye tutturuyorlar. Çocuğun eline delici aleti nasıl tutacağını göstererek yardımla birlikte, delik deliyor, çiziyor ve tatlı sohbetlerle odaklanıyorlar, ”Çocuğa elini sıkıca ve gevşek tutma sohbetleri (İlk önce kendine güvenki bu senin hayattaki desteğin olsun”(KALEM).Güvenin –desteğin yoksa yumurta çat kırılır. Atalar “zanaatta eğilinirmiş”derler ya işte burda yavaş-cizgi-sabır-dikkat-sebat-el becerisi olmalı. Hiç tasarlamadan yola çıkıyorum. Kalemi ele alıpta çizime başladığımda kompozisyon oraya çıkıyor. Hissederek yaptığımdan her halde. Yani. (HAYALLER RUHUMUZDA – İÇİMİZDE... BUNLARIN HEPSİNİN YOĞRULMASI DA ELİMİZDE) Elime aldığım yumurtanın üzerine nakşediyorum. Akışına bırakarak kendimden bir şeyler katarak aklımı ve yüreğimi ortaya koyarak ürettiğimde çıkan sonuç ruhumu daha çok okşuyor. ”Şöyle isterim, böyle yap v.s.” denildiğinde, yani beni kısıtladıklarında hayellerim baskılanmış gibi hissettiğimden “ıhhh…” Coşkularımla yaratıcılığımı gösterebiliyorum. Kırıgan sanatın adresi olan sanatçı Hamit Hayran’ın sanatı uğruna çektiği sıkıntılar çoğu kez akla ziyan. Sekiz aşamadan sonra sonuca ancak ulaşabiliniyor. Dışarıdan bakınca yeterince anlayabiliyor takdir edemiyorsun belkide ilk etepta. Ama eline delici aleti alıpta delik açma-çizgi denemelerine başlayınca. Yumurtayı çatlatıp kırınca kafamız dank ediyor ve “Ağabey sen kafayı yemişşin, sıyırmışşın bu çok sabır, dikkat, beceri isteyen hassas bir iş.“ diye takdir ediyorsun. Yukarıdan bakarak izleyince çok pahalı bulduğun ürünleri bir daha takdr ve hayranlıkla derinlemesine incelemeye başlıyorsun. Hamit beyin Yumurtanın altına - içine koyduğu ışık ile karanlığı aydınlığa çeviriyor, senin daha iyi algılayıp anlıyabilmen için. Çünkü o coşkuları ile insanlara nesnelere farklı acılardan gönül gözüyle bakıp görebildiği için, sanada o ışık ile gösteriveriyor işin zahmetini, ehemmiyetini, detayını... Işık ve renk ile bir ayda ortaya çıkardığı eserin ince-zarif ayrıntılarını gözlerinin önüne seriveriyor ”Vay be ne işçilik-ne emek-ne sabır-sebat-ne itina-ne yaratıcılık deyiveriyorsun.” Ederi neyse helal olsun, benimle yuvama gelsin deyip cüzdanına sarılıveriyorsun. Fiziksel-Ruhsal, Maddi-Manevi çok bedeller ödeyerek, bedeni-aklı ve ruhu-coşkuları-azmi, sabrı ile ilerlediği bu yolda dünya yumurta sanatçıları derneği (EGG ART) üyeliğine kabul edilmiş. Bu derneğin 2018 de açmış olduğu yarışmada 30 ülkeden 99 sanaatkarın katıldığı yumurta sanatı yarışmasına Türkiye Cumhuriyeti adına katılınca, Bilin bakalım ne oldu? Sonuç, Yumurta sanatına 8.708 (sekizbinyediyüzsekiz) delik delerek kompozisyon çizmeyi başardığı için (DÜNYA BİRİNCİLİĞİ ÖDÜLÜNÜ) el ve gönül becerisiyle hak etti. Bu dünyanın biricilik ödülüyle taktir ettiği Yumurta oyma sanatı üstadını Gölbaşı Belediye binası arkasındaki sanat sokağındaki (GÖLBAN MOGAN PARKI- yürüyüş yolunda) Atölyesinde öğrencilerine sevgi ve hoşgörü dolu sabrıyla ders verirken elini öpüp-sıkıp tebrik edebilirsiniz. Bizmi? İyiki SINDIRGI Festivalinde tanıyıp kaynaşma şerefine nail olduk sevgili Fatma-Hamit HAYRAN çiftiyle. İyiki varsınız? İyiki sohbetinizle-dostluğunuzla onurlandırdınız bizleri. Verdiğiniz hayat ve sanat mücadelenizi ayakta alkışlıyoruz. Hak ettiğin üne-yere-itibara ulaştığınız için sizin adınıza seviniyor, ülkemiz adına gururlanıyoruz sizlerle. Allah iki kızınızdan olma, 3 kız 2 oğlan torununuzun başarı dolu saadetlerinizi sağlıkla, huzurlu günlerde görmeyi de nasip etsin inşallah. AMİN.

Haber ve fotoğraf: Neşe DEMİRBİL-Araştırmacı yazar ve İngilizce öğrt.

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

4 + 6 = ?