Yazarlar
Namaz Vakitleri
Görüntülenen Şehir:   Loading
Puan Durumu Loading
Gazeteler
  • Akşam Gazetesi
  • Bir Gün Gazetesi
  • Bugün Gazetesi
  • Cumhuriyet Gazetesi
  • Dünya Gazetesi
  • Fanatik Gazetesi
  • Fotomaç Gazetesi
  • Güneş Gazetesi
  • Haber Türk Gazetesi
  • Hürriyet Gazetesi
  • Millî Gazete
  • Milliyet Gazetesi
  • Posta Gazetesi
  • Radikal Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Star Gazetesi
  • Takvim Gazetesi
  • Taraf Gazetesi
  • Türkiye Gazetesi
  • Vatan Gazetesi
  • Yeni Akit Gazetesi
  • Yeni Asta Gazetesi
  • Yeni Şafak Gazetesi
  • Zaman Gazetesi

Edremit Cumhuriyet Kadınları Derneği’nden basın açıklaması

Bu haber 147 kere okunmuş. 06.12.2017 Çarsamba 08:05

Edremit Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından Türk Kadınının Seçme Seçilme Hakkını Kazanışının 83. Yılı dolayısı ile geçtiğimiz gün Zeytinli Ege Cafe’de kahvaltılı bir toplantı düzenlendi. Zeytinli Ege Cafe’de gerçekleştirilen toplantıda Edremit Cumhuriyet Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Yazıcılar tarafından Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Genel Merkezi adına Genel Başkan Dr. Canan Arıtman’ın yaptığı basın açıklaması okundu. Yapılan basın açıklamasında, “Türk Kadınının Seçme Seçilme Hakkını Kazanışının 83. yılında bize Siyasal Haklarımızı pek çok ülkeden önce veren Ulu Önderimiz Atatürk‘ümüzü sonsuz bir sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Yüzyıllarca süren Kadın Hakları Mücadelesinde ilk talep edilen hak daima Siyasal Hak olmuştur. Fransız Devriminden 2 yıl sonra yani 1791 de ünlü Fransız kadın yazar Olimpid’ Gouje yayınladığı Fransız Kadın Yurttaş Beyannamesinde şöyle diyordu :”Madem erkekler gibi giyotine gidiyorum, o halde benimde erkekler gibi oy hakkım olmalı.” Olimpid’Gouje bu sözün bedelini giyotinde can vererek ödedi. Fransız kadını Siyasal Haklarını ancak bundan 154 yıl sonra 1945 de kazanabildi . Türk Kadını 1934 de siyasal haklarını kazandığında, dünyada sadece 17 ülke kadının bu hakkı vardı. Ve kadına Siyasal Hak tanıyan ilk ve tek islam ülkesiydi. Bugün kadının siyasetteki yerine öykündüğümüz ülkelerin kadıları Siyasal Haklarını bizden onlarca yıl sonra kazandı. Türk Kadını 1935 de ilk kez Parlamentoya girdiğinde Kadın Parlamenter oranıyla dünya listesinde 2. Sıradaydı. 83 yıl sonra bugün % 15 küsurluk Kadın Parlamenter oranıyla dünya listelerinin sonlarında sürünüyoruz. Avrupa Parlamentoları Listesinde sonuncu sıradayız. Yerel Parlamentolardaki % 4 lük oranla çok daha acıklı durumdayız. Tüm listelerin sonlarındayız. 83 yıl sonra Meclislerimiz “Kadınsız Meclistir “ ve demokrasimiz hala “Erkek Demokrasisi”dir. Yaşadığımız bu “Eksik Demokrasi “veya bir Bilim Kadınımızın değişiyle “Defolu Demokrasi “ 21. yüzyılda Türkiye ‘nin ayıbıdır. Cumhuriyet dönemi; özünde bir Kadın Devrimidir. Atatürk; Türk Kadınına Siyasal Haklarını verirken kadını, erkeği ile eşit, çağdaş ve gerçekten Demokratik bir ülke hedeflemişti. Ne yazık ki yarım kalan Aydınlanma Devrimiyle bu hedeflerin hiçbirine ulaşılamadı. Bugün biz Türk Kadınları artık şunu çok iyi biliyoruz ki: Haklara sahip olmak yeterli değildir. Önemli olan o hakları kullanabilmektir. Bu konuda kadınlar suçlu değildir. Suç; kadınlara haklarına haklarını kullandırtmayan Eril İktidarlarındır. Siyasette kadınlar engelli konumdadır ama 100 metre koşucusu erkeklerle aynı kulvarda yarışması istenir. Siyasette kadınların önünde eğitimsizlik, ekonomik yetersizlik, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, destek mekanizmalarının eksikliği vs. gibi bir dizi engel vardır. Türkiye bu konuda taraf olduğu Uluslararası Sözleşmelerin gereğini de yerine getirmekte, kadınların Siyasette Karar Mekanizmalarında yer almasını sağlayacak hiçbir şey yapmamaktadır. Oysaki Siyasal Katılım kadınların eğitim, sağlık, istihdam, ekonomi, cinsiyet ayrımcılığı, kadına yönelik şiddet gibi tüm güçsüzlük alanlarında en önemli çözüm anahtarıdır. Kısaca Kadınların Siyasette ve Karar mekanizmalarında eşit katılımı sadece kadınlara ait sorunların değil, tüm toplumsal sorunlarımızın çözümü için tek şart, tek çaredir. Nüfusun yarısını oluşturan kadınların Yerel ve Ulusal Parlamentolarımızda eşit temsilini istemek salt bir eşitlik talebi değil, özünde bir Demokrasi talebidir. Gerçek bir Demokraside yaşamak isteyen her birey, özellikle de Siyasetçi ve Ülke Yöneticileri derhal eşit temsili sağlayacak uygulamaları yaşama geçirmelidir. Bunun içinde tek çare Cinsiyet Kotası uygulamasıdır. Bugün tüm dünyada 90’ dan fazla ülkede uygulanan Cinsiyet Kotasının en etkin çözüm yolu olduğu hem bilimsel, hem de uygulama açısından ispatlanmıştır. Cinsiyet Kotası uygulamayan ülkelerde kadınların temsil oranı %17‘nin üstüne çıkamamakta, uygulayan ülkelerde ise “Temsilde kritik Eşik” denen %30’ un altına düşmemektedir. Önümüzdeki süreçte TBMM’de Anayasa Değişikliği Uyum Yasaları paketi içerisinde Siyasi Partiler ve seçim Yasalarında değişiklikler yapılacaktır. Biz CKD olarak bu süreçte “% 50’lik Cinsiyet Kotası” uygulamasının yasalaştırılmasını talep ediyoruz. Bu günlerde erkeklerin seçilmesini sağlayacak “Seçim İttifakları” ,”Dar Bölge, Daraltılmış Bölge” , “Seçim Barajları” vs. konuşulurken kimse kadınların da seçilmesini sağlayacak “Cinsiyet Kotasını” getirelim dememektedir. Biz Cumhuriyet Kadınları olarak artık Siyasal Haklarımızı Kullanma, bu hakkı yaşama geçirme kararlılığındayız. Bize haklarımızı kullandırtmayan Eril İktidarlarla mücadele edeceğiz. Erkek egemen Meclislerden çıkan kararların kadınların lehine olmadığını yıllarca yaşayarak gördük. Kadınların siyasal geleceği erkeklerin iki dudağı arasında olamaz. Yasalarla güvence altına alınmalıdır. Uygulanmaması halinde ağır Anayasal cezai yaptırımları olmalıdır. Biz kadınlar Siyasal Haklarımızı kazanışımızın 83. Yılında siyasetçilerden, yetkililerden artık içi boş kutlamalar, hamasi nutuklar, bol vaatler istemiyoruz. Artık somut uygulamalar bekliyoruz. Başka iktidar Partisi olmak üzere TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilere sesleniyoruz: “En geç 8 Mart 2018 tarihine kadar % 50’lik Cinsiyet Kotası Uygulamasını yasalaştırın .” Bu görevi yapmayan Siyasi Partilerin Demokrasiden bahsetmeye hakları da, hadleri de yoktur. Ayrıca tüm Demokratik Kitle örgütlerine de bu konuda dayanışmak ve birlikte mücadele etmek üzere çağrıda bulunuyoruz. Cinsiyet Kotası Yasası Mücadelesi ülkemizde Demokrasi için bir mihenk taşı olacaktır. Hep birlikte gerçekten Demokrasi isteyen ve istemeyenleri göreceğiz. Gerçek bir Demokraside yaşamak ve çocuklarını büyütmek isteyen tüm vatandaşlarımızı da omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz. Değerli Basınımızın güçlü desteğini talep ediyor ve saygılarımızı sunuyoruz.” Denildi. Haber: Aydın DEMİRKAYA

YorumlarBu habere hiç yorum yapılmamış     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

5 + 9 = ?